30 Kasım 2014 Pazar

Eşekli Kütüphaneci - Mustafa Güzelgöz


Bunu alışkanlık haline getirmek istemem ama size bir başkasını yazacağım bu gece. Mustafa Güzelgöz'ü tanıyanlarınız vardır belki ama ben yine de bilmeyenlerin olabileceğini düşünerek hakkında yazmak istedim.

Mustafa Güzelgöz, Eşekli Kütüphaneci de olarak bilinen güzel bir adam. Kendisi Ürgüp'lü fakat köyden kente göç eden tayfayla beraber İstanbul'a çalışmaya gider. Orada memur olma fırsatı yakalar ve açıkçası kapağı devlete bir güzel atar. İstanbul'da memur olarak çalışmaya, güzel güzel yaşamaya başlar. 

Günler geçerken 1940 yılında dünya harbinin başlamasıyla kendisini askere alırlar ve tam 3,5 yıl askerlik yapar. Askerliğinin ardından memleketine dönen Mustafa amca ailesi ve çevresinin baskısıyla İstanbul'daki gül gibi işine dönmez ve memleketinde kalır. Mustafa amca memleketinde kalır ama çiftçilik tarzı işler yapmaz. Boş zamanlarında da futbol takımına hocalık yapar.

Günler geçerken Tahsin Ağa Kütüphanesi memuru emekli olur ve boşalan kütüphane görevlisi kadrosuna Mustafa Güzelgöz atanır. Film buradan sonra kopuyor, güzel insan burada yeşeriyor.

Daha evvel herhangi bir kütüphanecilik bilgisi olmayan Mustafa amca bu alanda yazılmış birkaç el kitabının yardımıyla ve işini güzel yapma isteğiyle kütüphaneyi daha modern hale getirmek için çalışır.

Harf devrimi sonrası rutubetli odalara çöp gibi atılan Osmanlıca eserleri kurtarır ve onarır. Ardından kütüphanedeki kitap sayısını artırabilmek amacıyla çevresindeki herkese, kullanmadıkları kitapları kütüphaneye getirmelerini söyler. Mustafa amca ne kadar çalışsa da kütüphaneye gelen kişilerin sayısı artmamakta, bu durumda onu üzmektedir. Mustafa amca bakanlığa yazı yazarak öncelikle kütüphanenin üzerine bir kat çıkabilmek için ödenek alır, ardından da eşek alabilmek için ödenek ister.

Bakanlıktaki görevliler muhtemelen; "ne oluyor mk ya ne alakası var? Eşek ne alaka" diye homurdanırken Mustafa amca ısrar eder ve kafasındaki planı açıklayarak ödeneği çatır çatır alır.

Çevresindekiler ve diğer memurlar;

- ya abi sen işine baksana. Senin her ay maaş yatıyor takır takır, boşver gelen gelir, gelmeyen gelmez.

diye Mustafa amcayı darlasa da Mustafa amcanın girişimci ruhu rahat durmaz. Eşekleri alır ve sandık yaptırarak eşeklerin üzerine yerleştirir.

Mustafa Güzelgöz halka daha çok ve reel fayda sağlamak amacıyla eşekleri kitapla doldurarak köy köy gezmeye, çocuklara kitap vermeye başlar. Verdiği kitapları da 15 gün sonra geri alacağını ve bu sayede yeni kitaplar alabilecekleri şartını da koyar. Mustafa amca 15 gün sonra gittiklerinde çocukların muazzam bir hevesle okudukları kitaplarını diğerleriyle değiştirmek için heyecanlı olduklarını görür ve dünyalar onun olur.

Mustafa amca çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmasının ardından yetişkinlere yönelik düşünmeye başlar.

İlk iş olarak köy kahvelerine gidip zaman geçiren erkekleri çekmek için Kütüphaneye bir radyo alır ve erkekleri kütüphaneye alıştırmaya başlar. Daha sonra kadınları çekebilmek adına gurbetçi yakınlarından topladığı bağışlarla 6 adet dikiş makinesi satın alır ve kütüphanede her hafta bir gün kadınlara ayrılır. Bunu duyan kadınlar tabii ki hem dikiş kursuna katılmak hem de ellerindeki kumaşları değerlendirmek için kütüphane yolunu tutar.

Kütüphaneye dikiş yapmaya gelen kadınlar 6 adet dikiş makinesi az olduğu için sıra beklemek zorundadırlar ve sıra beklerken kitap okumaya başlarlar. Artık bu da bir alışkanlık haline gelmiştir.

Mustafa Güzelgöz sayesinde bir şekilde Türk Ceza Kanunu kitabını okuyan bir genç, kız kaçırmanın cezasının çok ağır olduğunu görerek kız kaçırmaktan vazgeçmiştir. Hatta gelişmeye başlayan köyde Balzac gibi yazarlar bile okunmaya başlamıştır.

Mustafa Güzelgöz bunların dışında voleybol, futbol, fotoğrafçılık, sinema gösterimi, folklor ve bando gibi diğer faaliyetler konusunda da öncülük etmiş ve Ürgüp'te ilk kooperatif'in kurulmasını da sağlamıştır.

Bu başarısı Amerikan elçisinin bile gözünden kaçmaz ve kendisini ziyaret eder. Hatta bir de cip hediye eder. Bu gibi büyük başarıların ardından hakkında; "gerçek görevi olan Kütüphaneciliği ihmal ettiği için" soruşturma başlatılır ve zorla emekli edilir.

28 yıldır yaptığı kütüphanecilik görevine 50 yaşında veda etmek zorunda kalır. Veda için düzenlenen geceye öğretim görevlileri, resmi makam yöneticileri başta olmak üzere birçok şehirden kişi katılır.


Eşekli Kütüphane, Gezici Kütüphane, Mustafa Güzelgöz, Mustafa Amca artık kendisi 2005 yılında hakka yürüdü. Girişimciliği de sana bana miras kaldı. 

Bir hayvanla taşınabilecek en değerli şey kitap olsa gerek.

Selamlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder